Bebeklerin
en az %95'i sağlıklı ayaklarla doğarken, erişkinlerin
sadece %40'ının ayaklarıyla sorunu yoktur. Hareketsizlik,
aşırı kilo, önemsememe, uygun olmayan ayakkabı
seçimleri ve bazı kronik hastalıklar ayak sağlığımızı
olumsuz yönde etkiler.
Sağlıklı bir ayakta ayak bileğinden başlayarak
parmaklara kadar tüm kemik ve yumuşak dokuların,
eklem ve bağların oluşturduğu karmaşık yapının
uyum içinde sorunsuzca çalışıyor olması gerekir.
Ayaklarda var olan statik düzensizliklerin dizlerde,
tüm omurga sisteminde hatta baştaki ağrıların
meydana gelmesinde rol oynadığı bilinen bir gerçektir.
Yeterince kontrole alınamamış diyabet gibi sistemik
hastalıklar nedeniyle çok ciddi sinir ve damar
bozuklukları gelişebilir. Bu bozuklukların bir
sonucu da aşırı basınç altında kalan ayaklarda
ortaya çıkan yaralardır. Daralan ve yapısı bozulan
damarlar yeterli oksijen taşıyamadıklarından yaraların
iyileşmesi de çok zordur.
Ayaklarımız önemlidir:
Çünkü
ayaklarımız gündelik yaşamda uzun yollar kateder.
Normal günlük aktivitesini sürdüren bir insan
günde ortalama 10.000 adım atar. Yani bir yıl
içinde neredeyse Dünyayının çevresini 5 kere dönecek
kadar yürür.
Çünkü ayaklarımız uyku
dışında vücudun tüm yükünü taşır. İnsanoğlu
ayağa kalktıktan sonra her bir ayağa düşen vücut
yükü 2 katına çıkmıştır. Her ne kadar bir ayak,
28 kemik ve kemikçiğin çok sayıda bağla birbirine
tutturulduğu harika bir yapıya sahipse de, birçok
zaman taşıyabileceği yükten fazlasıyla başetmek
zorunda kalır.
Çünkü ayaklar birçok sorunu
biz farketmeden yaşar. Ayaklarımız cefakar
dostlarımızdır, uzun yıllar kendilerine çektirdiğimiz
sıkıntılara inatla ve sessizce direnirler. Ta
ki ilgisizlik ve dayanma sınırlarını aşan baskılara
maruz kalıp kendilerini korumaya almak amacıyla
değişime uğrayana kadar.
|
|